Gebeliğini sorunsuz geçiren biri olarak hep hayalim normal yolla doğum olmuştu ta ki 37. Haftada karşılaştığım gebelik zehirlenmesi olmasaydı…

Gebelik zehirlenmesi tıp dilindeki adıyla preeklampsi yüksek tansiyon ve idrarda protein kaçağı sonucunda teşhis edilen ve benim çok umursamadığım;  doktorumunsa 38. Haftada doğuma alabilirim deyip, ne yani üç gün sonra doğuracak mıyım dedirten traji komik vakaydı benim iÇin ? Aslında durumu fark eden ilk sağlık ocağındaki hemşire idi… Hİç unutmam tansiyonun yüksek her gün gel tansiyon takibi yapalım demişti de ben kadını sallamamıştım ? neyime güveniyorsam doktoruma da dememiştim, ama 37. Haftada 15/9 tansiyonla karşılaşInca işler birden değiŞti. .. hemen idrar testi istendi, idrarda protein kacağı var ve sonuç: hoşgeldin erken doğum☺ günde 3 kez tansiyon takibi, herhangi bir yükselme durumunda doğum çantasını kapıp hemen acile gelme durumu, tansiyon sebebiyle yatak istirahati… sıkIntılı, telaşlı günler; üstelik evde de tek kalıyordum, her gün milyonca kez aranıp iyi misin, var mı bir problem sorusuna maruz kalıyordum? gene aşırı güvenden olacak ki annemin erken gelmesini istememiŞtim, doğum sonrası daha çok ihtiyacım olacağını düşündüm ona,erken gelip sıkılmasını da istemiyordum…

Neyse 2 günde bir sıkı doktor kontrolüyle 39. Haftaya kadar bekledik, ben hala sancım olursa normal doğurabilirim di mi edalarındaydım, ki bizim Paşanın gelmeye niyeti olmadığından çarşamba günü doktorumla sözleşerek doğuma girdim. Eşim son ana kadar ben doğuma girmem diyordu ama son doktor kontrolünde doğuma babayı da alıyoruz , girmek istersiniz di mi sorusuna tamam olur diyerek beni şok etmiŞti ☺

Sezaryanım volkan konak şarkıları eşliğinde hoş sohbet geçiyordu, hatta ameliyathane de istek şarkı var mı sorusu bile aldım ? doktorum ve ekibi beni rahatlatmak için elinden geleni yapıyordu zAten? oğlumla en çok istediğim doğumdan hemen sonra ten tené temastı ama ameliyat ortamı soğuk oldugundan hemen bana gösterip kontrollerden sonra eşimle birlikte odaya yolladılar. Benimde ameliyatım bitince nihayet doya doya kavustum oğlumla… emer mi , memeyi red eder mi hamileligim boyunca hep düşündüğüm bir konuydu ama öyle bir kaptı ki memeyi doğum sonrası bir hafta boyunca gogus ucu yarasıyla uğraştım? lansilosh krem falan hak getire… Tek çözüm annemin kendi yaptığı Kantaron yağı ve göğüsleri gün boyu açık bırakmaktı benim için… tam iyileştirdim derken göğüsleri diş ağrım başladı… Hamilelikte de ara ara ağrımıŞTı, ama bu kadar siddetli asla değildi… iki gün ağlaya sızlaya ağrıyı çektikten sonra yeter bayıltın çekin şu dişi ďiye haykırdığımı hatırlıyorum ki iltihabın kuruması için 5 gün beklemem gerekiyordu… parolun dibine vurmuştum ama gene de kar etmiyordu… her gün beni rahatlatacak işlemlerle nihayet dişim çekildi ve tüm aile bir derin Ohhh çektik… eskiler her doğum bir diş derlermiş ya gerçekten doğru…

Tüm çektiğiniz sıkıntılara acılara zorluklara rağmen hayatın en güzel anlamı, en güzel şeyi, uyumasI iÇin dua ettiğiniz, uyuyunca kalksa da sevsem dediğiniz, ailenin neşesi, sen bu zamana kadar nerdeydin dediğiniz bambaşka tarifi edilmez bir duygu… anne olunca anlarsın lafını şimdi çok net anlıyorum: Hoşgeldin Toprak….